20 Aralık 2016 Salı

KızkızaAdana Etkinlik Sponsorları

Herkese yeniden merhaba!

Geçen hafta ben de 'kızkıza Adana' blogger etkinliğindeydim ve bizi o etkinlikte yalnız bırakmayan bir çok sponsor firma vardı aramızda. Ürünlerin bir kısmı da önceden de severek kullandığım ürünler olunca bu yazımda sponsor firmaların gönderilerinden bahsetmek istedim sizlere. İsterseniz hemen ürünlere geçelim :)

Öncelikle etkinlikte oldukça şanslıydım şayet çekilişle @ayolisdesign nin bu çantasını kazandım :)


Yiyecek/içecek grubundan @binbogabal , @doganayturkiye , @kurabiyemmm_adana01 , @kentoncomtr ve @lalorraineturkiye aramızdaydı.






Temizlik ürünleriyle @vissmate ve @highgenic sponsor firmalar arasındaydı. İlk defa kullanacağım bu iki markadan oldukça ümitliyim çünkü isimlerini şimdiye kadar çok duydum. Özellikle highgenic'in silikonlu temizlik ürünü fikir olarak oldukça yaratıcı.




Takı ve aksesuar grubunda ise sponsor firmalarımız arasında @yaprakaccesory , @takatuka_tm , @sanabanaveona , @minicco_ , @matmazellaksasuar , @sosyopix , @cansuidesign ve @bak_kaltasarim vardı.





Kozmetik ve cilt bakımı grubunda ise @acnecinamide, @aleoveradestek , @atelierrebul , @belizkozmetik , @bioblas_turkiye , @ekozkozmetik , @farmasiiletisim , @gulsahkozmetik , @herbitalurunleri ,  @mediwell , @moshosgarden , @restorex_turkiye , @revigen , @selinkolonya , @splat , @ukipcosmetic ve @cyreneskincare bizlerle birlikteydi.














Etkinliğe renk katan tüm sponsor firmalara teşekkür ediyorum. Tüm ürünleri deneyimledikçe objektif yorumlarımla sosyal medya hesaplarımdan takip edebilirsiniz.

Ürünlere bahsettiğim isimlerle Instagram üzerinden ulaşabilirsiniz.

Bir başka yazımda görüşmek üzere, hoşçakalın!

11 Ocak 2016 Pazartesi

Burun Ameliyatım

Herkese merhaba!

Bugün uzun zamandır yazmak istediğim sizin de oldukça merak ettiğiniz bir konu hakkında yazıyorum,

burun ameliyatım!

Bu yazıyı yazmaktaki en büyük amacım sizlerin ameliyat süreci hakkında detaylı bilgiye sahip olabilmesi. Çünkü ben ameliyat öncesinde her ne kadar araştırma yapmış olsam da bu tür bir bilgiye ulaşamadım ve süreç hakkında meraklı ve endişeliydim. Umarım bu yazı biraz olsun aklınızdaki soru işaretlerini giderir.

Ben burun ameliyatımı estetik amaçlı oldum, en azından doktora o şekilde gittim. Beni rahatsız eden bir kemerim ve burun kemiğimde eğrilik vardı. Ameliyat öncesinde eğrilikten kaynaklanan çok çok minik bir nefes alma problemim vardı fakat bu kesinlikle uykumu veya hayatımı etkileyecek düzeyde bir sıkıntı değildi benim için. Estetik amaçlı gittiğimde onu da halletmiş olduk zaten. 

Doktorumu arkadaşımın annesinin tavsiyesi üzerine tanıdım ve ilk randevumuzda 'ben doktorumu buldum' dedirtti bana. Kendisi şimdiye kadar tanıdığım en başarılı doktorlardan bir tanesi. Randevumuzda ben sormadan tüm sorularımı yanıtladı, aklımda hiçbir soru işareti bırakmadı. Burnumu inceledi, ne isteyip ne istemediğimi öğrendi. Daha önce yaptığı burunları bana gösterdi, hiçbiri fabrika çıkışı kaydırak burun değildi. Kendisi kime ne yakışıyorsa hastalarının da isteği ve kendi uzmanlığıyla şunu şöyle yapalım şöyle daha iyi olur diyerek sizin ileride mutlu olmanızı isteyen biri. Zaten başarılı bir ameliyat geçireceğim benim pimpirikli ve ameliyatıma tamamen karşı çıkan babamı ilk yarım saatte ikna etmesinden belliydi. Kendisi kendi kızının da burun ameliyatını yapmış bir baba. 

Ameliyatımı K.B.B. Uzmanı Doktor Kazım Hakan Soygür'e Ankara Özel Akay Hastanesi'nde oldum. Hastanede 1 gece konakladım. Ameliyat öncesi ve sonrası tüm masraflarım 4000tl idi.

Gelelim ameliyat öncesine ve sonrasına.

Ameliyat sabahı 9 gibi hastanedeydim. Odama geçer geçmez damar yolum açıldı. Tahliller için kan verdim, serum takıldı ve ilk antibiyotiğim verildi. Sonrasında anestezi uzmanı ile görüştüm. Bana kronik hastalık, boy ve kilo ile ilgili sorular sordu ve ciğerlerimi dinledi. Sonrasında ameliyat elbisemi giyerek sedyeye yattım ve damar yoluyla sakinleştiricim verildi. Zaten sonrasını hatırlamıyorum. Gözlerimi açtığımda odamdaydım ve hiçbir ağrım sızım yoktu. Burnumda bir kaç dikişim,alçım ve tamponlarım vardı. Akıntımı emen sargı bezimi yarım saatte bir değiştirdim. Ameliyat sonrası yaklaşık 5-6 saat boyunca burnuma buz koydum, bu yüzdeki şişlik ve morluklar için hayati önem taşıyan bir eylem. O gece hastanede gözlem altında kaldım. Düzenli olarak antibiyotiklerim ve ağrı kesicilerim verildi, tansiyonum ölçüldü. Sadece çorba ve su tükettim; burun tamamen kapalı olduğu için yutkunurken genzime kaçıyordu ve biraz yakma yapıyordu. Akıntınız olduğu için de oturur pozisyonda uyumak zorundasınız fakat tamponlarla uyumak zaten pek mümkün olmuyor. Sanırım en zor kısmı da uyku. 
Sabah 9 gibi doktorum geldi ve taburcu oldum. Eve geldiğimde de 2 gün boyunca ilaçlarımı aldım, sıvı tükettim. Uyku hala haram. En kötüsü de sadece ağızdan nefes alabildiğim için ağzım ve dudaklarım ciddi anlamda kuruyordu. Hatta bir gecede iki kere dilimin kuruluğundan uyandığımı biliyorum. Kuruluk için dudaklarıma Hametan krem kullandım. 

Dediğim gibi 2 günüm bu şekilde geçti. Sonrasında tamponlarım çıkarıldı. Bu işlemde canım hiç yanmadı; sadece biraz iğrenç bir his. Tamponlar neredeyse beynime kadar uzanıyordu, çevresinde plastik bir tabaka olduğu için canımı yakmadı fakat çıkarılırkenki hissi gerçekten hoş değil. Tamponlar çıktıktan sonra akıntının şiddetini daha net görüyorsunuz. Sümkürmek peçete sokmak yasak. Sadece dudak üstünüze ulaşan akıntıyı peçeteye emdirebiliyorsunuz. Hapşıracağınız zaman kesinlikle ağızdan hapşırmalısınız. 

Tamponlar ilk çıktığında hayatımın en güzel nefesini almıştım. Resmen beynime oksijen gittiğini hissettim. Fakat sonrasında akıntılarınız yavaş yavaş burun içinde kuruduğu için burnunuz tekrar tıkanıyor ve bu tıkanıklığı siz temizleyemiyorsunuz. Burnumda artık sadece alçı ve dikişle eve döndüm. Uykularım biraz daha rahatladı tabi tamponlar çıktıktan sonra. Bu süre zarfında yüzümde şişlik ve morluğun en çok olduğu dönem ameliyattan sonraki sabahtı. Sonrasında tuttuğum buzların karşılığını aldım ve 4 gün gibi kısacık bir süre içerisinde yüzümdeki morluk ve şişliklerin %90 ı çoktan gitmişti. Öyle ki beşinci günde burnumda alçıyla okula gidebilmiştim, tipimde sıkıntı yoktu anlayacağınız :D 

Sonrasında 6. veya 7. gün alçım çıktı. Burnumu ilk o zaman görmüştüm ve sonuçtan çok memnundum. Yüzümdeki şişlikler inmiş fakat burnum kafam kadardı. Ona rağmen burnumun şeklini görebiliyordum ve bu beni çok sevindirmişti. Alçımın alındığı gün de burun içerisindeki akıntılarım ve akıntıların sebep olduğu kabuklar temizlendi. O kabuklar iki hafta boyunca oluyor zaten, ara ara doktorunuz temizliyor. Kesinlikle can acıtan bir durum söz konusu değil. Bu süreçte dik uyumaya da alışmıştım ve uykularım rahat geçiyordu. Akıntılarım azaldıkça yatarak uyumaya başladım. Sonrasında ikinci haftaya başlarken dikişlerim de alındı. Sanırım canımın tek acıdığı yer dikişlerin alınmasıydı, o da sadece et acısı. Daha önce dikiş aldırdırdıysanız bilirsiniz. Dikişlerim de alındıktan sonra burnum iyice yerine oturmaya başlamıştı zaten. Bu işlemden sonra 1-2 kere daha burnumu temizletmeye gittim. Bu arada antibiyotiklerim bitmişti. Alçı çıktıktan sonra burunda yıkama yağlama yaptım. Suya karıştırdığım bir toz vardı ve biberona benzeyen bir şişeyle o karışımı burnumun bir deliğini tıkayarak diğer delikten basınçla akıtıyordum. Aynı işlemi diğer tarafa da yaptıktan sonra yıkamam bitiyordu. İlk başlarda ölümcül geliyor bu işlem fakat sonrasında o kadar alışıyorsunuz ki; zaten polen alerjisi, grip vs olan insanların da günlük hayatlarında kullanabilecekleri bir şey, ben hala kullanıyorum. Burun içinde ne var ne yok hepsini söküp alıyor.

Sonrasında nazal bir yağ ile burun deliklerime bakım yapıyordum. Bu yağ gerçekten kuruyan burnunuza çok iyi geliyor çünkü bu kuruma normal bir kuruma değil. Burun içiniz kabuklanıyor ve kurudukça canınız yanabiliyor. İşte kurumayı çok güzel önleyen bir yağ bu. Bakımları da bu süreçte yaptıktan sonra üçüncü haftanın sonunda ihtiyaç duymadığım için kesmiştim. Sonrasında da birinci ayımda ve takiben iki haftada bir kontrole gittim. Şuan tam üçüncü ayımdayım ve son kontrolüm geçen haftaydı. Bir sonraki kontrolüm 2-3 ay sonra olacak ve 1 yıl tamamlanana kadar bu aralıklarla kontrollerim devam edecek. 


Gelelim belli başlı noktalara. Aklınızdaki en büyük soru burun ameliyatınızı plastik cerrahi doktoruna mı yoksa kbb doktoruna mı yaptırmanız gerektiğidir sanırım. Bunun cevabı oldukça basit aslında, ikisine de yaptırabilirsiniz. Fakat doktorunuzu çok iyi seçmelisiniz. Estetiğinizi çok iyi yapan bir doktor burnun anatomik  yapısını çok iyi bilmeli ki kaş yaparken göz çıkarmasın. Diğer bir yandan da doktorunuz kbb doktoru ise görsel yatkınlığı olmalı bu işe. Nefesinizi iyi almanız hoşnut kalmadığınız bir burun şekliyle yaşamanıza yetmeyecek. 

Bir diğer nokta ise ameliyatı nerede olacağınız. Ben Hakan Bey'den önce Hacettepe Devlet Hastanesi'nde doktorlarla da görüştüm ve aynı güveni alamadım. Üstelik orada 1200tl gibi çok daha ucuz bir rakam ödeyecektim. Adam burnuma dokunmadan bakarak 'güzel olur güzel' den başka hiçbir şey söylemedi. Elbette devlette de işinin ehli güzel başarılı doktorlar vardır, özelde de başarısız; ama önemli olan sizin güveninizi kazanabilmesi ve o doktorun iyi iş çıkarabileceğine inanmanız. Kısacası sizlere tavsiyem eğer böyle bir ameliyat düşünüyorsanız düşünmeniz gereken en önemli şey doktor seçimi. Doktorunuza gözü kapalı güvenmiyorsanız o ameliyatı kesinlikle olmayın çünkü tek bir atış şansınız var ve söz konusu organ sizin burnunuz. Hani yüzünüzün ortasında herkesin belki de ilk gördüğü yer. İşte bu yüzden iyi düşünüp doktorunuzu iyi seçmek çok önemli.  

Hakan Hoca şuan hastaneden bağımsız kendi muayenehanesinde çalışıyor. Kendisine ulaşmak isterseniz iletişim bilgilerini sizlere kolaylık olması için buraya bırakıyorum. Güncel fiyatlarla ilgili malesef bir bilgim yok.

Adres: Muhsin Yazıcıoğlu cad. No:8/8 Sarıkonak Apt. Çukurambar/Ankara

Telefon: 0312 2865545


Son olarak şunu söyleyebilirim. Eğer vücudunuzda herhangi bir yerden rahatsızlık duyuyorsanız ve bu değiştirilebilir bir şey ise; sonucu daha mutlu hissetmenizi sağlayacaksa yapın. Bu bir burun ameliyatı, dudak dolgusu veya herhangi bir şey olabilir. Önemli olan sizin ne hissettiğiniz ve kendinizi ne derece sevdiğiniz. Çünkü unutmayın, kendinizi ve hayatınızı ne kadar severseniz o kadar mutlu bireyler olursunuz ve çevrenizdekileri de o derece mutlu edersiniz. 

Beni İnstagram üzerinden 'allaboutnur' olarak aratabilir, günlük paylaşımlarımı takip edebilirsiniz. Snapchat ve Twitter kullanıcı adım ise yine 'allaboutnur'.

Bir sonraki yazıya kadar kendinize çok iyi bakın,

öptüm!






















22 Aralık 2015 Salı

Watsons Yılbaşı İndirim Rehberi

Herkese merhaba!

Milyonlarca ödevim varken ben blog yazıyorum; peki neden?

Çünküüü Watsons Türkiye yılbaşı indirimi başlıyor! 

İşte tam de bu yüzden bu gece bu yazıyı sizler için yazmak zorundayım ki indirimden tamamen yararlanabilin, raflara elinizdeki listelerle bilinçlice saldırın. (Bir de ödev yapmayı ertelemek için bir şeyler bulmam gerekiyordu neyse ki vicdanım rahat)

Watsons'ın yılbaşı indirimi 23-27 Aralık arasında geçerli olup gerçekten güzel markalar barındırıyor. İndirim detayları için internet sitelerine göz atabilirsiniz. 

http://www.watsons.com.tr/watsons-buyuk-yilbasi-indirimi-.aspx?pageID=220&nID=422&ncID=53

Eveet şimdi gelelim ben size bu indirimde hangi ürünleri sepete atmanızı öneriyorum. İsterseniz ürünleri kategorilere bölelim ki odaklanmamız zor olmasın.

Fondöten

Loreal True Match Super Blendable Foundation: Eğer kuru/karma, normal veya gün içerisinde ciddi anlamda parlama yaşamayan karma cilde sahipseniz bu fondöteni N'OLUR ALIN. Yahu ben böyle bir şey görmedim. Eski True Match'i çok pudra bitişli, Lumi Magic'i çok ıslak ve ışıltılı bulanlardansanız bu fondötene BAYILACAKSINIZ. Yapısı çok hafif; asla fondöten varmış gibi durmuyor. Denediğim her fondöteni kusan cildim bu fondötenle mükemmel bütünleşiyor. Cilt rengini kusursuzca eşitliyor.

Kapatıcı

Rimmel London Match Perfection: Şimdi eğri oturup doğru konuşalım; bu kapatıcı koyu lekelerinizi kapatacak örtücülüğe sahip değil. Fakat günlük kullanıma uygun, saydam bitişli olsun; yüzümde ve göz altlarımda alçı gibi durmasın, hafif renk eşitlesin derseniz mükemmel bir kapatıcı! Göz çevremde kurutma yapmadı, severek kullanıyorum. Hatta bazen hiçbir ten ürünü kullanmadan bu kapatıcıyı süngerle yüzümün kızarık yerlerine uygulayarak renk dengesi sağlıyorum; böylelikle cildimi yormadan istediğim günlük görüntüye kavuşuyorum!

Allık

Max Factor Creme Puff Blush: Bu allıklar GERÇEKTEN ÇOK BAŞARILI. Bendeki rengi 30 Gorgeous Berries. Bir allık düşünün sabah sürüyorsunuz akşam yerinden hiç oynamamış. Bir allık düşünün aydınlatıcı kullanmanıza gerek bile kalmıyor çünkü kendiliğinden boyutlandırıyor yanaklarınızı. 

Maskara

Loreal Telescopic Maskara: Ya sen nasıl bir şeysin seni kim yaptıysa alnında öpeyim! Kirpiklerimi tavana değdiren maskaradır kendisi. Ben bu maskarayla tanışana kadar bir maskaranın aynı anda uzatıp aynı anda hacim verebileceğine inanmazdım. İkisini de istiyor musunuz? Başka yerde macera aramayın koşun ışınlanın bu maskarayı ALIN ALDIRIN! Kirpikleri tek tek ayırıyor, inanılmaz bir şekilde uzatıyor ve hacim veriyor. Kime önerdiysem bir daha başka maskara kullanmam diye geri dönüşler aldım. Üç beş tane maskaranız olacağına bir tane Telescopic'iniz olsun daha da bir şey demiyorum.

Rimmel London Wake Me Up Maskara: Bu maskara da kesinlikle benim Top 5 listemde. Günlük kullanıma çok uygun, sadece maskara sürmek isteyeceğiniz günlerde sürdüğünüzde sırıtmayacak, kirpiklerinizi güzelce ayırıp kıvıracak bir maskara. Ayrıca gerçekten de salatalık özlü, buram buram kokuyor zaten. Tabi önemli olan bu özelliğinin işe yaraması; gerçekten de içerdiği özlerle kirpiklere nem sağlıyor. Bunu akşam maskaranızı çıkartırken hissedebiliyorsunuz. 

Far

Maybelline Color Tattoo On and On Bronze Tekli Far: Biliyorum biliyorum bu farı milyonlarca kez duydunuz gördünüz. Ama bu kadar insanın gerçekten bir bildiği var! 24 saat olmasa da sizi çok rahat 6-7 saat götürecek, tek başına bile kullanabileceğiniz bir far. 'Ben hiç krem far sürmedim beceremem şimdi' demeyin. Uygulaması çok kolay; hatta size krem farı sevdirecek bir ürün olduğuna eminim. Sakalım yok ama siz sözümü yine de dinleyin. 

Ruj

Golden Rose Velvet Matte 12: Pembe rujdan nefret eden biri olarak bu renge gerçekten bayılıyorum. Buğday ve beyaz tenlilerin çok seveceği bir renk bence. Ha siz rengi beğenmezseniz beğendiğiniz bir rengini alın çünkü bu rujlar çok başarılı. Mac rujlara muadil gösteriliyor yapı olarak fakat ben onlardan daha çok seviyorum!

Golden Rose Matte Lipstick Crayon 01: Mükemmel bir bordo kahve! Bu rujların sürümü ise yumuşacık, mat/parlak bitişli diyebilirim fakat meraklanmayın; dudağınızı yağdanlığa tutmuşsunuz gibi bir parlaklık vermiyor. Özellikle kahve alttonlu ruj kullanmak isteyip gözü bir türlü alışamayanlar için güzel bir başlangıç olabilir.

Revlon Colorburst Matte Balm 'Sultry': Sanırım bu rujla ilgili açıklama yapmama bile gerek yok. Ama ben yine de yapayım. Şimdiye kadar kullandığım en güzel rujlardan bir tanesi! Mentollü yapısı gerçekten çok hoş. Islak mat bitişli. En son stoklar yenilenmişti; olur da bu rengi bulursanız sakın ama sakın başkasına kaptırmayın!

Pastel Day Long Lip Color 20: Likit mat rujlar ilk popüler olduğunda edindiğim ruj ve o günden beri çılgınca kullanıyorum. Ürün tamamen mat bitişli, soğuk bir nude. Dudakları dolgun göstermekte bence çok başarılı. Kalıcılığı çok başarılı! Zamk gibi yapışıyor mübarek. Dudakta rahatsızlık hissi vermiyor.Buğday tenliler aşık olacak!

Rimmel London Kate Moss Nude Serisi 01 ve 48: Rimmel London rujlarını çook sevdiğimi artık biliyorsunuz d,ye tahmin ediyorum. En son çıkan Nude serisinde de iki favorim var. 01 olan şeffaf dudak balmı. Nemlendirmesi beni gerçekten çok şaşırtan bir ürün, çantamdan ayırmıyorum. Ambalajının dudak balmından ziyade ruju anımsatması çok hoşuma gidiyor. Mükemmel bir kokusu var! 48 numara olan ise harika bir kahve! Eğer kahve rengi ruj kullanmak istiyor fakat yakışıp yakışmayacağında kararsızlık yaşıyorsanız bu ruju kullanarak başlamanızı öneririm. Sürünce ne demek istediğimi anlayacaksınız. 

Rimmel London Kate Moss Serisi 107: Kullandığım ve kendime yakıştırdığım tek bordo ruj! Mat bitişli opak koyu bir bordo. Bordo ruj arayışında olan herkesi tatmin edecektir; aldığımdan beri severek kullanıyorum.

Rimmel London 077 Asia: Artık benle özleşen, yine kime aldırdıysam duasını aldığım kahve alttonlu soğuk gül kurusu bir ruj. Islak/mat bitişli, günlük kullanıma uygun mükemmel bir renk. Her sürdüğümde dudağındaki ruj ne sorusunu alıyorum. Mutlaka ama mutlaka gidip bakın derim. 


Benim bu indirim için önereceklerim bu kadar! Umarım sizler için yararlı olmuştur.

Beni İnstagram üzerinden 'allaboutnur' olarak aratabilir, günlük paylaşımlarımı takip edebilirsiniz. Snapchat ve Twitter kullanıcı adım ise yine 'allaboutnur'.

Kendinize çok iyi bakın, öptüm!

14 Aralık 2015 Pazartesi

Bakımlı Bir Kadın Olmak İçin 5 Temel İpucu

Herkese merhaba!
Eminim ki hepimiz bakımlı ve güzel görünmek istiyoruz; fakat gerçekten bakımlı olmak nedir dediğimizde hepimiz aynı şeyi mi anlıyoruz? Günümüzde bakımlı olmak bir kesim tarafından doğru bilinse de diğer bir kesim tarafından 'makyaj yapmak,bakım ürünleri kullanıyor olmak' olarak görülüyor. Fakat bakımlı olmak aslında bunların çok daha ötesinde. İşte benim gözümde bakım bir kadının 5 temel özelliği!

Güzel Ve Sağlıklı Bir Gülüş

Güzel bir gülüşün sırrı tabi ki de sağlıkla parıldayan temiz dişlerdir. Araştırmalar gösteriyor ki bir insanda ilk olarak bakılan iki özellikten bir tanesi sağlıklı,temiz ve beyaz dişlere sahip olmak. Bu yüzden benim için de bakımlı olma yolunda en önemli etken ağız ve diş bakımı. Dişleri günde en 2 kere fırçalamak, gargara suyu ve gün aşırı diş ipi kullanımı ağız ve diş bakımınız için kendinize yapabileceğiniz en önemli iyilik. Yılda iki kez diş hekimine gitmek ise geleceğe yapacağınız güzel bir yatırım.

Yumuşak Eller Ve Temiz Tırnaklar

Eminim bir insanda ikinci olarak baktığımız yeri merak ettiniz. Cevabımız eller! Şöyle bir düşünün gerçekten de kadın erkek demeden mutlaka insanların ellerine bakarız çünkü o insanla ilgili güzel ipuçları verirler bize. İşte tam olarak da bu yüzden eller aslında kendimizi, yaşam tarzımızı anlatır. Düzenli olarak nemlendirici kullanımı ve tırnak ve çevresine vereceğimiz özen, bakımlı ellere sahip olmamıza yetecektir bile. Unutmayın ki tırnak ve el bakımı yanlızca oje kullanımından da geçmiyor. Çantanızda bulunduracağınız bir el kremi ve tırnak diplerinize yatmadan önce uygulayacağınız sıradan bir vazelin yumuş yumuş ve bakımlı ellere sahip olmanıza yetecektir bile. Sürekli nemli tuttuğunuz tırnaklarınıza bir süre sonra manikür bile yaptırmanız gerekmeyecek!

Sağlıklı Ve Parlak Saçlar

Hepimiz sağlıklı, parlayan saçları seviyoruz öyle değil mi? Peki saçlarımız için ne yapıyoruz? Bence sağlıklı saçlar için atabileceğimiz en güzel adım saçları düzenli kestirmekten geçiyor. Uzun saç sevdalısı olabilirsiniz, fakat uçları tel tel olmuş, kırılmış ve yıpranmış 'uzun' saçlar gerçekten de güzel mi? Bana kalırsa hayır. Uzun fakat sağlıklıksız saçlara sahip olmak yerine saçları sağlıklı uzatma yolunda adımlar atabilirsiniz. Düzenli olarak haftalık uygulayacağınız saç maskeleri saçlarınızın nemini yitirmemesine, elastikiyet kazanmasına ve böylelikle erken kırılmamasına yardımcı olacaktır. Tarak seçimizini dikkatli yapmak oldukça önemli. Ayrıca banyo sonrası saçlarınıza uygulayacağınız bir saç serumu saçlarınızın elektriklenmesini önlerken aynı zamanda parlaklık da kazandıracaktır. Düzenli saç kesimine de kendinizi alıştırdıktan sonra bence sizi ve saçlarınızı kimse tutamaz! 

Güzel Ve Temiz Kokmak

Değinmek istediğim bir diğer nokta ise kokumuz. Kışın kalın kıyafetlerden yazın sıcak havadan terlememiz sonucu vücudumuzdaki bakteriler malesef kötü kokmamıza sebep olabiliyor. Ve unutmayın kötü kokan birinden kimse haz almaz. Özellikle de toplum içerisinde bulunmanız gereken bir yaşantınız varsa; aksi mümkün mü zaten? Bu yüzden istisnasız herkesin kişisel temizliğine önem vermesi ve yaz kış deodorant kullanması gerektiğini düşünüyorum. Kötü kokmamamızın yanı sıra güzel de koksak fena olmaz değil mi? Aklınıza hemen uçuk fiyatlı parfümler gelmesin. Kişisel bakım marketlerinden edinebileceğiniz bütçenizi sarsmayacak bebe kolonyaları bile güzel ve temiz kokmanızı sağlayacaktır. Hatta bana kalırsa çoğu parfümden çok daha güzeller!

Dirsek Ve Topukları Da Unutmayalım 

Sanırım kimse kurumuş ve çatlamış dirsek ve topukları sevmez. Grileşmiş ve kurumuş dirsekler; çatlamış topuklar bence her kadının korkulu rüyası olmalı! Bunun için bu bölgeleri her akşam yatmadan nemlendirmek, her banyoda kese ve ponza taşı kullanmak aslında alınabilecek en kolay ve zahmetsiz önlemler. Özellikle de yaz aylarında bu bölgelerin gözle görünür yerlerde olduğunu düşünürsek bence harekete geçip dirsek ve topuklara ekstra önem vermenin tam zamanı! 

6 Ekim 2015 Salı

Ebay'den Alışveriş

Herkese kocamaaan merhaba! 


Uzun zamandır blog üzerinden paylaşmak istediğim bir yazıyla karşınızdayım.

Beni bir süredir takip ediyorsanız bilirsiniz; üç şeye para vermem:

Birincisi alacağım şey fiyatına değmeyecek bir şey ise.

İkincisi beğendiğim ürünün alternatifi varsa.

Üçüncüsü ise ürüne ulaşmanın daha ucuz bir yolu varsa. 

İşte bugün aslında Türkiye'de satılan çoğu şeyin birebir aynılarını çok daha ucuz fiyata satın alabileceğiniz bir alternatif sunmak istiyorum size. 

Sitenin adı Ebay, eminim bir yerden duymuş veya denk gelmişsinizdir. Ben siteyi keşfettiğimden ve ilk siparişime başarılı bir şekilde ulaştığım günden beri beğendiğim herşeyi ilk orada aratıyor, çoğu zaman da bulup sağ sağlim siparişime ulaşıyorum. 

Aşağıda benim aklıma gelebilecek sizin ise kolaylıkla alışveriş yapmanızı sağlayacak hemen hemen her soruyu cevapladım,ip uçları verdim. 

İsterseniz en başından sonuna kadar soruları cevaplamaya başlayalım! 

Ebay neyin nesidir? 
Ebay kısa ve öz olmak gerekirse Gittigidiyor'un Amerika versiyonur. Aslında Gittigidiyor bir 

Ebay kuruluşudur.


Ebay ne işe yarar? 
Global alışveriş yapmanızı sağlayan bir online alışveriş sitesidir.

Ebay den nasıl alışveriş yapılır? 
Banka kartı veya kredi kartı ile.

İngilizce bilmek şart mı? 
Tamamen alacağınız riskle doğru orantılı. Bazı durumlarda satıcıyla iletişime geçmeniz gerekiyor. Örneğin kargonuz elinize ulaşmadı ve bunu bildirmek için mail almanız gerekiyor. Bu maili kendiniz yazabilmelisiniz.

Kargo ücreti var mıdır, neye göre belirlenir? 
Kargo ücreti tamamen satıcıya göre değişmektedir. Bazı satıcılar ürünlerini ücretsiz kargolar, bazıları ücret alır. 

Hangi satıcıya güveneceğime nasıl karar vereceğim? 
Satıcıların geridönüşlerine bakarak güvenilirliğini öğrenebilirsiniz. Yüzde üzerinden pozitif geridönüşleri yüksek olan satıcıların müşterileriyle iletişimi güçlü ve ürünleri sorunsuz demektir.

Ürünü aldım, gümrüğe takılır mı? 
Hiçbir zaman gözden çıkaramadığınız bir ürünü satın almayın, malum ülkemizde gümrük işleri memurlarımızın günlük ruh halleri doğrultusunda ilerliyor.


Ürünü aldım, elime ulaşmadı. Para iadesi olur mu? 

Ebay satıcıları için satılan ürünlerin geri dönüşleri çok önemli. Sizden negatif geridönüş almamak adına isterseniz paranızı iade ediyorlar isterseniz de ürünü tekrar gönderiyolar. En azından ben şimdiye kadar aksini yaşamadım.

Ürünlerin gönderim süresi ne kadar? 
Her ürünün tahmini teslim tarihi satın alma işleminde belirtiliyor. Genel olarak standart kargo ile 1 ay sürüyor. İsterseniz kargo ücretini daha fazla ödeyerek hızlı kargo ile daha kısa sürede teslim alabilirsiniz.

Paypal hesabımın olması şart mı? 
Hayır değil, ebay her seferinde size misafir paypal kullanıcısı olarak kendi kartınızdan ödeme yapma imkanı sağlıyor. Paypal sadece para iadesi işlemlerinizin daha hızlı ve sorunsuzca yapılmasını sağlar. 

Ebay ürünleri orjinal mi? 
Bunu tamamen satıcının özelliklerine bakarak anlayabilirsiniz. Az çok da ürün karşılaştırması yapabilmelisiniz. Tabiki normal fiyatı 60$ olan bir ürünü sitede 5$ a bulursanız orjinalliğinden şüphe etmelisiniz.


En çok ne kadarlık ürün sipariş edebilirim?
Tamamen riske edebileceğiniz paraya bağlı. Her zaman ürün size gelmeyecekmiş gibi alışveriş yapın. Tabi gümrükten kesinlikle geçmeyecek ürünleri sipariş vermeyin. (teknolojik ürün, ağır metal içerikli pahalı saatler vs). 


Ebayden alışverişin bir sınırı var mı? 
Her ne kadar yılda 5 kez dense de yılda 10 kere alışveriş yaptığım da oldu. Tamamen şans işi olmasıyla birlikte çevremde sorun yaşayan olmadı ben de dahil olmak üzere. 


Kargo takip numarası sorunsalı


Sadece 'ücretsiz kargo' ile satın aldığınız siparişlerinizde uluslararası kargoda takip numaranız olmuyor,çoğu zaman da kargo şirketleri siparişlerinize gereken önemi vermiyorlar. Genelde ürünleri teslim ederken imza bile almıyorlar sizden. Bu sebeple siparişi vereceğiniz adreste (örn ev) devamlı birinin bulunmasını tavsiye ederim. Birkaç defa siparişlerim posta kutumdan çıktı, 1-2 defa ise siparişlerime tek seferde ulaşamadım. Bunun sebebi malesef yaptığım alışverişlerde takip numarası bulunmaması. Kargolar standart kargolarla (yurtdışı,aras vs) değil de Türkiye'ye ulaştıktan sonra PTT aracılığıyla geliyor. Eğer kargonuzun siz evde yokken geldiğinden şüpheliyseniz ilk olarak en yakın PTT şubesiyle, sonuç alamazsanız satıcıyla iletişim kurmanız en sağlıklısı olacaktır.

Benim deneyimlerim: Şimdiye kadar ebayden sayısız alışveriş yaptım. Tek seferde en fazla 60₺lik ürün aldım. Hepsi elime eksiksiz ve sorunsuz ulaştı. Türkiyede 5-6 katı fiyatlara satılan ürünlere sudan ucuz fiyatlarla sahip oldum. Ve çoğu zaman riske ettiğim fiyat 10-15₺ oldu fakat kazancım ürünler elime ulaştığında çok daha fazlaydı hala da öyle. Bugün sizleri site hakkında biraz bilgilendirmek ve cesaretlendirmek istedim. Butiklerden uçuk fiyatlara verilen siparişlerin onlara geliş fiyatını bilseniz dudağınız uçuklar. 


Umarım sizler için aydınlatıcı olmuştur, benim aklıma gelenler bunlardı. Kafanıza takılan, yazıda cevabını bulamadığınız bir şey varsa lütfen sormakta tereddüt etmeyin.



Beni İnstagram, Snapchat ve Twitter üzerinden de 'allaboutnur' olarak takip edebilir, daha aktif paylaşımlarımı gün içerisinde görebilir ve her türlü sorunuzu sorabilirsiniz. 

Kendinize çok iyi bakın, öptüm!

21 Eylül 2015 Pazartesi

Pauline Extra Blonde Saç Açıcı

Herkese merhaba!

Bugün son günlerde hakkında sıkça soru aldığım bir konu hakkında yazıyorum.

Daha önceki yazılarımı okuyanlar veya beni takip edenler bilir ki saçlarımla ilgili oldukça tatsız sorunlar yaşadım zamanında. Gerek boya gerek açıcılar saçlarımı oldukça yıprattı; uzun süre saçlarımı tarayamadım bile ve kestirmek zorunda kaldım.

Hal böyle olunca saçlarımı kendi rengine son kez boyattıktan sonra bundan sonraki hayatım boyunca benim için oreal ile saç açma ve boya faslı tamamen kapanmış oldu.

Bir yandan da kendime koyu sarı rengini oldukça yakıştıran biri olarak içimde bir şey 'saçını aç saçını aç' dürtüyordu ne yalan söyleyeyim. Ben de daha önce de kullandığım ve çok memnun kaldığım Pauline saç açıcı spreyi tekrardan satın aldım ve son 1 aydır istediğim rengi elde edene kadar kullandım.

Öncelikle ürün hakkında biraz bilgi vermek istiyorum. 

Ürün kesinlikle saçları 'sarartıcı' bir ürün değil. Ürün saçların rengini açan bir ürün. Peki bu ne demek? Bu şu demek: Ürün kendi saç renginizin alt tonuna göre saçlarınızı açıyor. Vereceği en yakın etkiyi size şöyle anlatabilirim. Mutlaka bugüne kadar saçlarınız bir şekilde güneşten açılmıştır. Kiminin kumral saçı vardır güneşten sararır, kiminin kahve saçı vardır güneşten turuncu-sarı açılır. İşte bu ürün saçınızı aynı güneşte açılmış gibi açıyor. Benim saçlarım normalde sarı renkte açılsa da en son boyadığım renk dolayısıyla bu sefer turuncu alttonlu bir sarı elde ettim fakat kullanıma devam ettikçe turuncu rengi yavaş yavaş kırabiliyorum.

Ürünü nasıl kullanıyorum?

Ürün zaten sprey formda, kullanımı oldukça kolay. Banyodan sonra temiz saça ıslakken uyguluyorum ve kurutma makinesiyle saçlarımı kurutuyorum. Aynı şekilde ürünü uygulayıp saçlarınızı güneşte de kurutabilirsiniz; önemli olan saça ısı sağlayabilmek fakat günlük kullanımda malesef güneşte kurutma imkanım olmuyor. Ürünü bir aya yakın iki banyoda bir kullandım, istediğim rengi elde ettiğimden beri diplerimle fark yaratmaması için haftada 1 kullanıyorum.
Saçlarım açıldıktan sonra kaşlarımla arasında ciddi renk farkı oluştu fakat kaşlarımı da kuförde açtırarak iki rengi eşitleyebildim. Ürün malesef saçı açtığı gibi kaşları da açmıyor.

Ürünle ilgili söyleyebileceğim en önemli şey ise saçlarımı kesinlikle yıpratmadı, aksine yumuşacık yapıyor. Resmen saçları yakmadan açan mucize gibi bir şey benim için. Fotoğraflarda da saçlarımın canlılığını nasıl muhafaza ettiğini görebilirsiniz (Tabi genel saç bakımımı zaten aksatmıyorum).

Ürünü kullanmadan önceki saç rengim


Gün ışığında saçlarımın son hali



Sanırım ürünle ilgili söyleyebileceğim tek kötü şey kokusu. Ciddi anlamda rahatsız edici, amonyak mı desem asidik bir kokusu var. Bir süre sonra burnunuz alışıyor fakat burnunuzda güller açmıyor.
Saçları kuruttuktan hemen sonra kokusu kalsa da zamanla uçuyor fakat saçlarımı en ufak yıpratmadığı için bence kokusuna kesinlikle katlanılır.

Ürünü Watsons'tan indirimle 25tl ye satın almıştım fakat eczanelerde ve Gratis, Migros gibi diğer marketlerde de görüyorum.

Beni İnstagram, Snapchat ve Twitter üzerinden de 'allaboutnur' olarak takip edebilir, daha aktif paylaşımlarımı gün içerisinde görebilir ve her türlü sorunuzu sorabilirsiniz. 

Kendinize çok iyi bakın!

16 Eylül 2015 Çarşamba

Bayramda Gratis İndiriminden Ne Alınır?

Herkese merhaba!

Yine güzel bir bayram indirimiyle karşı karşıyayız. Güzel diyorum çünkü indirim oranları gerçekten de değerlendirilesi.

Sözü fazla uzatmak istemiyorum. An itibariyle sadece Gratis'e ait indirimlerden haberdar olduğum için aslında bu yazıma 'Gratis'ten ne alınır?' da diyebiliriz. O zaman hemen önem sırasıyla başlayalım!

The Balm

%40 indirimle kesinlikle değerlendirilmesi gereken bir marka olduğunu düşünüyorum. Genel olarak markanın ürünleri tozutuyor fakat pigmentasyonlarını ve kalıcılıklarını indirim dahilindeki fiyatlarına nazaran gayet yeterli buluyorum.

Başarılı bulduğum ürünleri:

Her türlü allığı(hot mama ve frat boy favorilerim),
Nude tude far paleti
Balm voyage palet
Whats your type maskara
Far bazı
Balm shelter bb krem
Bahama mama bronzer
Çift taraflı göz fırçaları

Almasanız da olur hatta almayın:

Ruj ve glossları
Kapatıcı(göz altında dehşet birikme yapıyor fakat lekeler için kapatıcılığı fena değil)

Real Techniques

%30 indirimde ve açık ara tavsiye edeceğim fırça markası. Stok yakaladığınız anda mutlaka değerlendirin.

Başarılı bulduğum ürünleri:

Pudra fırçası
Allık fırçası
Stippling fırça
Core collection set
Makyaj süngeri

Almasanız da olur hatta almayın:

Eye starter set
Expert face fırça
Fondöten fırçası

Organix

%30 + %10 indirime girecek olan bu saç bakım markasını MUTLAKA denemenizi tavsiye ediyorum. Ben mor olan biotinli seriyi kullanıyorum ve çok memnunum. Daha önceki yazılarımdan detaylara ulaşabilirsiniz. Ayrıca şampuan arayışındaysanız John Frieda ve Tony Guy markasına ait ürünlerde de aynı oranda indirim var, onlar da iyi seçenekler arasında.

Pastel

%30 indirimde olacak bu markaya ait Kissproof serisine göz atmanızda fayda var; özellik 20 numarası kara borsada. Bulursanız almayı düşünün derim.

Solingen Kişisel Bakım Ürünleri

Normalde yüksek fiyatlara sahip bu markas %30 indirimde olacak. Ben manikür et makasını severek kullanıyorum oldukça kaliteli. Geçici bir makas almaktansa indirim değerlendirilebilir.

Gosh

Henüz hiçbir ürününü kullanmamış olsam da gerçekten seveni çok biliyorum; üstelik %50 indirimde olacak. Bence bu bayram herkesin gözü bu markada olacak. Bakmadan geçmeyin, özellikle farları yumuşacık, pigmentasyonu başarılı. 4'lü allık kiti ihtiyacı olan için çok mantıklı bir seçenek.

Eklips

Bir diğer fırça seçeneği %30 indirimle Eklips markası. Real Techniques le kıyaslamayı mantıksız buluyorum bana göre ikisinin kulvarları farklı fakat bu da oldukça başarılı bir marka. Bütçenizi indirimle birlikte sarsmayacak bir marka. Özellikle profesyönel kullanım gerektirmeyen pudra, allık
gibi fırçaları alınabilir. Süngerlerinin de sevenleri çok.

BEN BU BAYRAM NE ALIYORUM?

Özellikle Gosh markasına ait 4lü far paletlerine ve aklımdaki bir maskarasına yöneleceğim. Organix şampuanın yeni bir serisini denemek istiyorum, Gilette bakım ürünlerinde %40 indirim var; babam ve sevgilim için ona da bir göz atacağım. The balm dan merak ettiğim bir ürün şimdilik yok, tabi mağazada sepete ne atılır bilinmez, haha. Pamuklarda da 3 al 2 ödeden faydalanabilirim. Yarın alışveriş sonrası Periscope ta buluşmak üzere!

Hepinizi öpüyorum, kendinizi fazla kaptırmayın; ihtiyaç dışına çıkmayın!