22 Aralık 2015 Salı

Watsons Yılbaşı İndirim Rehberi

Herkese merhaba!

Milyonlarca ödevim varken ben blog yazıyorum; peki neden?

Çünküüü Watsons Türkiye yılbaşı indirimi başlıyor! 

İşte tam de bu yüzden bu gece bu yazıyı sizler için yazmak zorundayım ki indirimden tamamen yararlanabilin, raflara elinizdeki listelerle bilinçlice saldırın. (Bir de ödev yapmayı ertelemek için bir şeyler bulmam gerekiyordu neyse ki vicdanım rahat)

Watsons'ın yılbaşı indirimi 23-27 Aralık arasında geçerli olup gerçekten güzel markalar barındırıyor. İndirim detayları için internet sitelerine göz atabilirsiniz. 

http://www.watsons.com.tr/watsons-buyuk-yilbasi-indirimi-.aspx?pageID=220&nID=422&ncID=53

Eveet şimdi gelelim ben size bu indirimde hangi ürünleri sepete atmanızı öneriyorum. İsterseniz ürünleri kategorilere bölelim ki odaklanmamız zor olmasın.

Fondöten

Loreal True Match Super Blendable Foundation: Eğer kuru/karma, normal veya gün içerisinde ciddi anlamda parlama yaşamayan karma cilde sahipseniz bu fondöteni N'OLUR ALIN. Yahu ben böyle bir şey görmedim. Eski True Match'i çok pudra bitişli, Lumi Magic'i çok ıslak ve ışıltılı bulanlardansanız bu fondötene BAYILACAKSINIZ. Yapısı çok hafif; asla fondöten varmış gibi durmuyor. Denediğim her fondöteni kusan cildim bu fondötenle mükemmel bütünleşiyor. Cilt rengini kusursuzca eşitliyor.

Kapatıcı

Rimmel London Match Perfection: Şimdi eğri oturup doğru konuşalım; bu kapatıcı koyu lekelerinizi kapatacak örtücülüğe sahip değil. Fakat günlük kullanıma uygun, saydam bitişli olsun; yüzümde ve göz altlarımda alçı gibi durmasın, hafif renk eşitlesin derseniz mükemmel bir kapatıcı! Göz çevremde kurutma yapmadı, severek kullanıyorum. Hatta bazen hiçbir ten ürünü kullanmadan bu kapatıcıyı süngerle yüzümün kızarık yerlerine uygulayarak renk dengesi sağlıyorum; böylelikle cildimi yormadan istediğim günlük görüntüye kavuşuyorum!

Allık

Max Factor Creme Puff Blush: Bu allıklar GERÇEKTEN ÇOK BAŞARILI. Bendeki rengi 30 Gorgeous Berries. Bir allık düşünün sabah sürüyorsunuz akşam yerinden hiç oynamamış. Bir allık düşünün aydınlatıcı kullanmanıza gerek bile kalmıyor çünkü kendiliğinden boyutlandırıyor yanaklarınızı. 

Maskara

Loreal Telescopic Maskara: Ya sen nasıl bir şeysin seni kim yaptıysa alnında öpeyim! Kirpiklerimi tavana değdiren maskaradır kendisi. Ben bu maskarayla tanışana kadar bir maskaranın aynı anda uzatıp aynı anda hacim verebileceğine inanmazdım. İkisini de istiyor musunuz? Başka yerde macera aramayın koşun ışınlanın bu maskarayı ALIN ALDIRIN! Kirpikleri tek tek ayırıyor, inanılmaz bir şekilde uzatıyor ve hacim veriyor. Kime önerdiysem bir daha başka maskara kullanmam diye geri dönüşler aldım. Üç beş tane maskaranız olacağına bir tane Telescopic'iniz olsun daha da bir şey demiyorum.

Rimmel London Wake Me Up Maskara: Bu maskara da kesinlikle benim Top 5 listemde. Günlük kullanıma çok uygun, sadece maskara sürmek isteyeceğiniz günlerde sürdüğünüzde sırıtmayacak, kirpiklerinizi güzelce ayırıp kıvıracak bir maskara. Ayrıca gerçekten de salatalık özlü, buram buram kokuyor zaten. Tabi önemli olan bu özelliğinin işe yaraması; gerçekten de içerdiği özlerle kirpiklere nem sağlıyor. Bunu akşam maskaranızı çıkartırken hissedebiliyorsunuz. 

Far

Maybelline Color Tattoo On and On Bronze Tekli Far: Biliyorum biliyorum bu farı milyonlarca kez duydunuz gördünüz. Ama bu kadar insanın gerçekten bir bildiği var! 24 saat olmasa da sizi çok rahat 6-7 saat götürecek, tek başına bile kullanabileceğiniz bir far. 'Ben hiç krem far sürmedim beceremem şimdi' demeyin. Uygulaması çok kolay; hatta size krem farı sevdirecek bir ürün olduğuna eminim. Sakalım yok ama siz sözümü yine de dinleyin. 

Ruj

Golden Rose Velvet Matte 12: Pembe rujdan nefret eden biri olarak bu renge gerçekten bayılıyorum. Buğday ve beyaz tenlilerin çok seveceği bir renk bence. Ha siz rengi beğenmezseniz beğendiğiniz bir rengini alın çünkü bu rujlar çok başarılı. Mac rujlara muadil gösteriliyor yapı olarak fakat ben onlardan daha çok seviyorum!

Golden Rose Matte Lipstick Crayon 01: Mükemmel bir bordo kahve! Bu rujların sürümü ise yumuşacık, mat/parlak bitişli diyebilirim fakat meraklanmayın; dudağınızı yağdanlığa tutmuşsunuz gibi bir parlaklık vermiyor. Özellikle kahve alttonlu ruj kullanmak isteyip gözü bir türlü alışamayanlar için güzel bir başlangıç olabilir.

Revlon Colorburst Matte Balm 'Sultry': Sanırım bu rujla ilgili açıklama yapmama bile gerek yok. Ama ben yine de yapayım. Şimdiye kadar kullandığım en güzel rujlardan bir tanesi! Mentollü yapısı gerçekten çok hoş. Islak mat bitişli. En son stoklar yenilenmişti; olur da bu rengi bulursanız sakın ama sakın başkasına kaptırmayın!

Pastel Day Long Lip Color 20: Likit mat rujlar ilk popüler olduğunda edindiğim ruj ve o günden beri çılgınca kullanıyorum. Ürün tamamen mat bitişli, soğuk bir nude. Dudakları dolgun göstermekte bence çok başarılı. Kalıcılığı çok başarılı! Zamk gibi yapışıyor mübarek. Dudakta rahatsızlık hissi vermiyor.Buğday tenliler aşık olacak!

Rimmel London Kate Moss Nude Serisi 01 ve 48: Rimmel London rujlarını çook sevdiğimi artık biliyorsunuz d,ye tahmin ediyorum. En son çıkan Nude serisinde de iki favorim var. 01 olan şeffaf dudak balmı. Nemlendirmesi beni gerçekten çok şaşırtan bir ürün, çantamdan ayırmıyorum. Ambalajının dudak balmından ziyade ruju anımsatması çok hoşuma gidiyor. Mükemmel bir kokusu var! 48 numara olan ise harika bir kahve! Eğer kahve rengi ruj kullanmak istiyor fakat yakışıp yakışmayacağında kararsızlık yaşıyorsanız bu ruju kullanarak başlamanızı öneririm. Sürünce ne demek istediğimi anlayacaksınız. 

Rimmel London Kate Moss Serisi 107: Kullandığım ve kendime yakıştırdığım tek bordo ruj! Mat bitişli opak koyu bir bordo. Bordo ruj arayışında olan herkesi tatmin edecektir; aldığımdan beri severek kullanıyorum.

Rimmel London 077 Asia: Artık benle özleşen, yine kime aldırdıysam duasını aldığım kahve alttonlu soğuk gül kurusu bir ruj. Islak/mat bitişli, günlük kullanıma uygun mükemmel bir renk. Her sürdüğümde dudağındaki ruj ne sorusunu alıyorum. Mutlaka ama mutlaka gidip bakın derim. 


Benim bu indirim için önereceklerim bu kadar! Umarım sizler için yararlı olmuştur.

Beni İnstagram üzerinden 'allaboutnur' olarak aratabilir, günlük paylaşımlarımı takip edebilirsiniz. Snapchat ve Twitter kullanıcı adım ise yine 'allaboutnur'.

Kendinize çok iyi bakın, öptüm!

14 Aralık 2015 Pazartesi

Bakımlı Bir Kadın Olmak İçin 5 Temel İpucu

Herkese merhaba!
Eminim ki hepimiz bakımlı ve güzel görünmek istiyoruz; fakat gerçekten bakımlı olmak nedir dediğimizde hepimiz aynı şeyi mi anlıyoruz? Günümüzde bakımlı olmak bir kesim tarafından doğru bilinse de diğer bir kesim tarafından 'makyaj yapmak,bakım ürünleri kullanıyor olmak' olarak görülüyor. Fakat bakımlı olmak aslında bunların çok daha ötesinde. İşte benim gözümde bakım bir kadının 5 temel özelliği!

Güzel Ve Sağlıklı Bir Gülüş

Güzel bir gülüşün sırrı tabi ki de sağlıkla parıldayan temiz dişlerdir. Araştırmalar gösteriyor ki bir insanda ilk olarak bakılan iki özellikten bir tanesi sağlıklı,temiz ve beyaz dişlere sahip olmak. Bu yüzden benim için de bakımlı olma yolunda en önemli etken ağız ve diş bakımı. Dişleri günde en 2 kere fırçalamak, gargara suyu ve gün aşırı diş ipi kullanımı ağız ve diş bakımınız için kendinize yapabileceğiniz en önemli iyilik. Yılda iki kez diş hekimine gitmek ise geleceğe yapacağınız güzel bir yatırım.

Yumuşak Eller Ve Temiz Tırnaklar

Eminim bir insanda ikinci olarak baktığımız yeri merak ettiniz. Cevabımız eller! Şöyle bir düşünün gerçekten de kadın erkek demeden mutlaka insanların ellerine bakarız çünkü o insanla ilgili güzel ipuçları verirler bize. İşte tam olarak da bu yüzden eller aslında kendimizi, yaşam tarzımızı anlatır. Düzenli olarak nemlendirici kullanımı ve tırnak ve çevresine vereceğimiz özen, bakımlı ellere sahip olmamıza yetecektir bile. Unutmayın ki tırnak ve el bakımı yanlızca oje kullanımından da geçmiyor. Çantanızda bulunduracağınız bir el kremi ve tırnak diplerinize yatmadan önce uygulayacağınız sıradan bir vazelin yumuş yumuş ve bakımlı ellere sahip olmanıza yetecektir bile. Sürekli nemli tuttuğunuz tırnaklarınıza bir süre sonra manikür bile yaptırmanız gerekmeyecek!

Sağlıklı Ve Parlak Saçlar

Hepimiz sağlıklı, parlayan saçları seviyoruz öyle değil mi? Peki saçlarımız için ne yapıyoruz? Bence sağlıklı saçlar için atabileceğimiz en güzel adım saçları düzenli kestirmekten geçiyor. Uzun saç sevdalısı olabilirsiniz, fakat uçları tel tel olmuş, kırılmış ve yıpranmış 'uzun' saçlar gerçekten de güzel mi? Bana kalırsa hayır. Uzun fakat sağlıklıksız saçlara sahip olmak yerine saçları sağlıklı uzatma yolunda adımlar atabilirsiniz. Düzenli olarak haftalık uygulayacağınız saç maskeleri saçlarınızın nemini yitirmemesine, elastikiyet kazanmasına ve böylelikle erken kırılmamasına yardımcı olacaktır. Tarak seçimizini dikkatli yapmak oldukça önemli. Ayrıca banyo sonrası saçlarınıza uygulayacağınız bir saç serumu saçlarınızın elektriklenmesini önlerken aynı zamanda parlaklık da kazandıracaktır. Düzenli saç kesimine de kendinizi alıştırdıktan sonra bence sizi ve saçlarınızı kimse tutamaz! 

Güzel Ve Temiz Kokmak

Değinmek istediğim bir diğer nokta ise kokumuz. Kışın kalın kıyafetlerden yazın sıcak havadan terlememiz sonucu vücudumuzdaki bakteriler malesef kötü kokmamıza sebep olabiliyor. Ve unutmayın kötü kokan birinden kimse haz almaz. Özellikle de toplum içerisinde bulunmanız gereken bir yaşantınız varsa; aksi mümkün mü zaten? Bu yüzden istisnasız herkesin kişisel temizliğine önem vermesi ve yaz kış deodorant kullanması gerektiğini düşünüyorum. Kötü kokmamamızın yanı sıra güzel de koksak fena olmaz değil mi? Aklınıza hemen uçuk fiyatlı parfümler gelmesin. Kişisel bakım marketlerinden edinebileceğiniz bütçenizi sarsmayacak bebe kolonyaları bile güzel ve temiz kokmanızı sağlayacaktır. Hatta bana kalırsa çoğu parfümden çok daha güzeller!

Dirsek Ve Topukları Da Unutmayalım 

Sanırım kimse kurumuş ve çatlamış dirsek ve topukları sevmez. Grileşmiş ve kurumuş dirsekler; çatlamış topuklar bence her kadının korkulu rüyası olmalı! Bunun için bu bölgeleri her akşam yatmadan nemlendirmek, her banyoda kese ve ponza taşı kullanmak aslında alınabilecek en kolay ve zahmetsiz önlemler. Özellikle de yaz aylarında bu bölgelerin gözle görünür yerlerde olduğunu düşünürsek bence harekete geçip dirsek ve topuklara ekstra önem vermenin tam zamanı! 

6 Ekim 2015 Salı

Ebay'den Alışveriş

Herkese kocamaaan merhaba! 


Uzun zamandır blog üzerinden paylaşmak istediğim bir yazıyla karşınızdayım.

Beni bir süredir takip ediyorsanız bilirsiniz; üç şeye para vermem:

Birincisi alacağım şey fiyatına değmeyecek bir şey ise.

İkincisi beğendiğim ürünün alternatifi varsa.

Üçüncüsü ise ürüne ulaşmanın daha ucuz bir yolu varsa. 

İşte bugün aslında Türkiye'de satılan çoğu şeyin birebir aynılarını çok daha ucuz fiyata satın alabileceğiniz bir alternatif sunmak istiyorum size. 

Sitenin adı Ebay, eminim bir yerden duymuş veya denk gelmişsinizdir. Ben siteyi keşfettiğimden ve ilk siparişime başarılı bir şekilde ulaştığım günden beri beğendiğim herşeyi ilk orada aratıyor, çoğu zaman da bulup sağ sağlim siparişime ulaşıyorum. 

Aşağıda benim aklıma gelebilecek sizin ise kolaylıkla alışveriş yapmanızı sağlayacak hemen hemen her soruyu cevapladım,ip uçları verdim. 

İsterseniz en başından sonuna kadar soruları cevaplamaya başlayalım! 

Ebay neyin nesidir? 
Ebay kısa ve öz olmak gerekirse Gittigidiyor'un Amerika versiyonur. Aslında Gittigidiyor bir 

Ebay kuruluşudur.


Ebay ne işe yarar? 
Global alışveriş yapmanızı sağlayan bir online alışveriş sitesidir.

Ebay den nasıl alışveriş yapılır? 
Banka kartı veya kredi kartı ile.

İngilizce bilmek şart mı? 
Tamamen alacağınız riskle doğru orantılı. Bazı durumlarda satıcıyla iletişime geçmeniz gerekiyor. Örneğin kargonuz elinize ulaşmadı ve bunu bildirmek için mail almanız gerekiyor. Bu maili kendiniz yazabilmelisiniz.

Kargo ücreti var mıdır, neye göre belirlenir? 
Kargo ücreti tamamen satıcıya göre değişmektedir. Bazı satıcılar ürünlerini ücretsiz kargolar, bazıları ücret alır. 

Hangi satıcıya güveneceğime nasıl karar vereceğim? 
Satıcıların geridönüşlerine bakarak güvenilirliğini öğrenebilirsiniz. Yüzde üzerinden pozitif geridönüşleri yüksek olan satıcıların müşterileriyle iletişimi güçlü ve ürünleri sorunsuz demektir.

Ürünü aldım, gümrüğe takılır mı? 
Hiçbir zaman gözden çıkaramadığınız bir ürünü satın almayın, malum ülkemizde gümrük işleri memurlarımızın günlük ruh halleri doğrultusunda ilerliyor.


Ürünü aldım, elime ulaşmadı. Para iadesi olur mu? 

Ebay satıcıları için satılan ürünlerin geri dönüşleri çok önemli. Sizden negatif geridönüş almamak adına isterseniz paranızı iade ediyorlar isterseniz de ürünü tekrar gönderiyolar. En azından ben şimdiye kadar aksini yaşamadım.

Ürünlerin gönderim süresi ne kadar? 
Her ürünün tahmini teslim tarihi satın alma işleminde belirtiliyor. Genel olarak standart kargo ile 1 ay sürüyor. İsterseniz kargo ücretini daha fazla ödeyerek hızlı kargo ile daha kısa sürede teslim alabilirsiniz.

Paypal hesabımın olması şart mı? 
Hayır değil, ebay her seferinde size misafir paypal kullanıcısı olarak kendi kartınızdan ödeme yapma imkanı sağlıyor. Paypal sadece para iadesi işlemlerinizin daha hızlı ve sorunsuzca yapılmasını sağlar. 

Ebay ürünleri orjinal mi? 
Bunu tamamen satıcının özelliklerine bakarak anlayabilirsiniz. Az çok da ürün karşılaştırması yapabilmelisiniz. Tabiki normal fiyatı 60$ olan bir ürünü sitede 5$ a bulursanız orjinalliğinden şüphe etmelisiniz.


En çok ne kadarlık ürün sipariş edebilirim?
Tamamen riske edebileceğiniz paraya bağlı. Her zaman ürün size gelmeyecekmiş gibi alışveriş yapın. Tabi gümrükten kesinlikle geçmeyecek ürünleri sipariş vermeyin. (teknolojik ürün, ağır metal içerikli pahalı saatler vs). 


Ebayden alışverişin bir sınırı var mı? 
Her ne kadar yılda 5 kez dense de yılda 10 kere alışveriş yaptığım da oldu. Tamamen şans işi olmasıyla birlikte çevremde sorun yaşayan olmadı ben de dahil olmak üzere. 


Kargo takip numarası sorunsalı


Sadece 'ücretsiz kargo' ile satın aldığınız siparişlerinizde uluslararası kargoda takip numaranız olmuyor,çoğu zaman da kargo şirketleri siparişlerinize gereken önemi vermiyorlar. Genelde ürünleri teslim ederken imza bile almıyorlar sizden. Bu sebeple siparişi vereceğiniz adreste (örn ev) devamlı birinin bulunmasını tavsiye ederim. Birkaç defa siparişlerim posta kutumdan çıktı, 1-2 defa ise siparişlerime tek seferde ulaşamadım. Bunun sebebi malesef yaptığım alışverişlerde takip numarası bulunmaması. Kargolar standart kargolarla (yurtdışı,aras vs) değil de Türkiye'ye ulaştıktan sonra PTT aracılığıyla geliyor. Eğer kargonuzun siz evde yokken geldiğinden şüpheliyseniz ilk olarak en yakın PTT şubesiyle, sonuç alamazsanız satıcıyla iletişim kurmanız en sağlıklısı olacaktır.

Benim deneyimlerim: Şimdiye kadar ebayden sayısız alışveriş yaptım. Tek seferde en fazla 60₺lik ürün aldım. Hepsi elime eksiksiz ve sorunsuz ulaştı. Türkiyede 5-6 katı fiyatlara satılan ürünlere sudan ucuz fiyatlarla sahip oldum. Ve çoğu zaman riske ettiğim fiyat 10-15₺ oldu fakat kazancım ürünler elime ulaştığında çok daha fazlaydı hala da öyle. Bugün sizleri site hakkında biraz bilgilendirmek ve cesaretlendirmek istedim. Butiklerden uçuk fiyatlara verilen siparişlerin onlara geliş fiyatını bilseniz dudağınız uçuklar. 


Umarım sizler için aydınlatıcı olmuştur, benim aklıma gelenler bunlardı. Kafanıza takılan, yazıda cevabını bulamadığınız bir şey varsa lütfen sormakta tereddüt etmeyin.



Beni İnstagram, Snapchat ve Twitter üzerinden de 'allaboutnur' olarak takip edebilir, daha aktif paylaşımlarımı gün içerisinde görebilir ve her türlü sorunuzu sorabilirsiniz. 

Kendinize çok iyi bakın, öptüm!

21 Eylül 2015 Pazartesi

Pauline Extra Blonde Saç Açıcı

Herkese merhaba!

Bugün son günlerde hakkında sıkça soru aldığım bir konu hakkında yazıyorum.

Daha önceki yazılarımı okuyanlar veya beni takip edenler bilir ki saçlarımla ilgili oldukça tatsız sorunlar yaşadım zamanında. Gerek boya gerek açıcılar saçlarımı oldukça yıprattı; uzun süre saçlarımı tarayamadım bile ve kestirmek zorunda kaldım.

Hal böyle olunca saçlarımı kendi rengine son kez boyattıktan sonra bundan sonraki hayatım boyunca benim için oreal ile saç açma ve boya faslı tamamen kapanmış oldu.

Bir yandan da kendime koyu sarı rengini oldukça yakıştıran biri olarak içimde bir şey 'saçını aç saçını aç' dürtüyordu ne yalan söyleyeyim. Ben de daha önce de kullandığım ve çok memnun kaldığım Pauline saç açıcı spreyi tekrardan satın aldım ve son 1 aydır istediğim rengi elde edene kadar kullandım.

Öncelikle ürün hakkında biraz bilgi vermek istiyorum. 

Ürün kesinlikle saçları 'sarartıcı' bir ürün değil. Ürün saçların rengini açan bir ürün. Peki bu ne demek? Bu şu demek: Ürün kendi saç renginizin alt tonuna göre saçlarınızı açıyor. Vereceği en yakın etkiyi size şöyle anlatabilirim. Mutlaka bugüne kadar saçlarınız bir şekilde güneşten açılmıştır. Kiminin kumral saçı vardır güneşten sararır, kiminin kahve saçı vardır güneşten turuncu-sarı açılır. İşte bu ürün saçınızı aynı güneşte açılmış gibi açıyor. Benim saçlarım normalde sarı renkte açılsa da en son boyadığım renk dolayısıyla bu sefer turuncu alttonlu bir sarı elde ettim fakat kullanıma devam ettikçe turuncu rengi yavaş yavaş kırabiliyorum.

Ürünü nasıl kullanıyorum?

Ürün zaten sprey formda, kullanımı oldukça kolay. Banyodan sonra temiz saça ıslakken uyguluyorum ve kurutma makinesiyle saçlarımı kurutuyorum. Aynı şekilde ürünü uygulayıp saçlarınızı güneşte de kurutabilirsiniz; önemli olan saça ısı sağlayabilmek fakat günlük kullanımda malesef güneşte kurutma imkanım olmuyor. Ürünü bir aya yakın iki banyoda bir kullandım, istediğim rengi elde ettiğimden beri diplerimle fark yaratmaması için haftada 1 kullanıyorum.
Saçlarım açıldıktan sonra kaşlarımla arasında ciddi renk farkı oluştu fakat kaşlarımı da kuförde açtırarak iki rengi eşitleyebildim. Ürün malesef saçı açtığı gibi kaşları da açmıyor.

Ürünle ilgili söyleyebileceğim en önemli şey ise saçlarımı kesinlikle yıpratmadı, aksine yumuşacık yapıyor. Resmen saçları yakmadan açan mucize gibi bir şey benim için. Fotoğraflarda da saçlarımın canlılığını nasıl muhafaza ettiğini görebilirsiniz (Tabi genel saç bakımımı zaten aksatmıyorum).

Ürünü kullanmadan önceki saç rengim


Gün ışığında saçlarımın son hali



Sanırım ürünle ilgili söyleyebileceğim tek kötü şey kokusu. Ciddi anlamda rahatsız edici, amonyak mı desem asidik bir kokusu var. Bir süre sonra burnunuz alışıyor fakat burnunuzda güller açmıyor.
Saçları kuruttuktan hemen sonra kokusu kalsa da zamanla uçuyor fakat saçlarımı en ufak yıpratmadığı için bence kokusuna kesinlikle katlanılır.

Ürünü Watsons'tan indirimle 25tl ye satın almıştım fakat eczanelerde ve Gratis, Migros gibi diğer marketlerde de görüyorum.

Beni İnstagram, Snapchat ve Twitter üzerinden de 'allaboutnur' olarak takip edebilir, daha aktif paylaşımlarımı gün içerisinde görebilir ve her türlü sorunuzu sorabilirsiniz. 

Kendinize çok iyi bakın!

16 Eylül 2015 Çarşamba

Bayramda Gratis İndiriminden Ne Alınır?

Herkese merhaba!

Yine güzel bir bayram indirimiyle karşı karşıyayız. Güzel diyorum çünkü indirim oranları gerçekten de değerlendirilesi.

Sözü fazla uzatmak istemiyorum. An itibariyle sadece Gratis'e ait indirimlerden haberdar olduğum için aslında bu yazıma 'Gratis'ten ne alınır?' da diyebiliriz. O zaman hemen önem sırasıyla başlayalım!

The Balm

%40 indirimle kesinlikle değerlendirilmesi gereken bir marka olduğunu düşünüyorum. Genel olarak markanın ürünleri tozutuyor fakat pigmentasyonlarını ve kalıcılıklarını indirim dahilindeki fiyatlarına nazaran gayet yeterli buluyorum.

Başarılı bulduğum ürünleri:

Her türlü allığı(hot mama ve frat boy favorilerim),
Nude tude far paleti
Balm voyage palet
Whats your type maskara
Far bazı
Balm shelter bb krem
Bahama mama bronzer
Çift taraflı göz fırçaları

Almasanız da olur hatta almayın:

Ruj ve glossları
Kapatıcı(göz altında dehşet birikme yapıyor fakat lekeler için kapatıcılığı fena değil)

Real Techniques

%30 indirimde ve açık ara tavsiye edeceğim fırça markası. Stok yakaladığınız anda mutlaka değerlendirin.

Başarılı bulduğum ürünleri:

Pudra fırçası
Allık fırçası
Stippling fırça
Core collection set
Makyaj süngeri

Almasanız da olur hatta almayın:

Eye starter set
Expert face fırça
Fondöten fırçası

Organix

%30 + %10 indirime girecek olan bu saç bakım markasını MUTLAKA denemenizi tavsiye ediyorum. Ben mor olan biotinli seriyi kullanıyorum ve çok memnunum. Daha önceki yazılarımdan detaylara ulaşabilirsiniz. Ayrıca şampuan arayışındaysanız John Frieda ve Tony Guy markasına ait ürünlerde de aynı oranda indirim var, onlar da iyi seçenekler arasında.

Pastel

%30 indirimde olacak bu markaya ait Kissproof serisine göz atmanızda fayda var; özellik 20 numarası kara borsada. Bulursanız almayı düşünün derim.

Solingen Kişisel Bakım Ürünleri

Normalde yüksek fiyatlara sahip bu markas %30 indirimde olacak. Ben manikür et makasını severek kullanıyorum oldukça kaliteli. Geçici bir makas almaktansa indirim değerlendirilebilir.

Gosh

Henüz hiçbir ürününü kullanmamış olsam da gerçekten seveni çok biliyorum; üstelik %50 indirimde olacak. Bence bu bayram herkesin gözü bu markada olacak. Bakmadan geçmeyin, özellikle farları yumuşacık, pigmentasyonu başarılı. 4'lü allık kiti ihtiyacı olan için çok mantıklı bir seçenek.

Eklips

Bir diğer fırça seçeneği %30 indirimle Eklips markası. Real Techniques le kıyaslamayı mantıksız buluyorum bana göre ikisinin kulvarları farklı fakat bu da oldukça başarılı bir marka. Bütçenizi indirimle birlikte sarsmayacak bir marka. Özellikle profesyönel kullanım gerektirmeyen pudra, allık
gibi fırçaları alınabilir. Süngerlerinin de sevenleri çok.

BEN BU BAYRAM NE ALIYORUM?

Özellikle Gosh markasına ait 4lü far paletlerine ve aklımdaki bir maskarasına yöneleceğim. Organix şampuanın yeni bir serisini denemek istiyorum, Gilette bakım ürünlerinde %40 indirim var; babam ve sevgilim için ona da bir göz atacağım. The balm dan merak ettiğim bir ürün şimdilik yok, tabi mağazada sepete ne atılır bilinmez, haha. Pamuklarda da 3 al 2 ödeden faydalanabilirim. Yarın alışveriş sonrası Periscope ta buluşmak üzere!

Hepinizi öpüyorum, kendinizi fazla kaptırmayın; ihtiyaç dışına çıkmayın!




























1 Ağustos 2015 Cumartesi

Ev Yapımı Nemlendirici ve Onarıcı Gece Kremi

Herkese merhaba! Bugün uzun zamandır paylaşmak istediğim bir yazıyla karşınızdayım. 

Biliyoruz ki cildimizin aslında tek ihtiyacı güzel ve düzenli bir temizlik ve ihtiyacı olan nemin doğru zaman ve miktarda sağlanması. 

Her cildin bu iki unsura mutlaka ihtiyacı olduğu gerçeğiyle başlamak istiyorum. Genelde yağlı veya karma cilt sahiplerinin 'benim cildim nemli, kuru değil; nemlendiriciye ihtiyacım yok' gibi bir kanısı oluyor, kocaman bir yanlış. 

Evet belki cildiniz nemsiz hissettirmiyor, cildiniz devamlı parlıyor. Fakat hissettiğiniz aslında nem değil cilt sebumu. Yani gözenek tıkanmalarına, sivilce oluşumlarına, erken cilt yaşlanmasına sebep olan en büyük unsurlardan bir tanesi.

Bu durumda yapmamız gereken ciltteki kiri ve sebumu düzenli olarak temizlemek. Ardından da mutlaka bir nemlendirici uygulamak. Böylelikle gözeneklerini devamlı temiz tutup, cildinize gerçek nemi sağlamış ve berrak, temiz ve elastik bir cilde sahip olmak için en büyük adımları atmış oluyoruz.

Yağlı ve karma ciltler için temizleme ve nemlendirme ile ilgili tabuları az da olsun kırmış olduk sanırım; kuru ciltler için de bu ikisi bir o kadar önemli.

Kuru ciltlerde de genel olarak 'cildim zaten kuru, temizlediğim takdirde çok daha fazla kurutup gerilmeler yaşıyorum' dediğinizi duyar gibiyim. Evet belki temizleyici kullanmak sizin için işkence. Fakat unutmayalım ki kuru ciltlerin de temizlenmeye ihtiyaç duyan gözenekleri var. Temizleyici sonrası yoğun nem veren bir nemlendirici tüm hassasiyetinizi alıp götürecektir. 

Gün içerisinde sabah ve akşam olmak üzere iki defa cildimizi temizledik. Her ikisinde de güzelce nemlendiricimizi uyguladık.

Fakat bu iki nemlendirmeyi kendimiz için daha büyük bir avantaja çevirebiliriz. 

Gün içerisinde aynı vücudumuz gibi cildimiz de yorulur. Güneşe, pis havaya maruz kalır. Bu sebeple sabah uyguladığımız nemlendiriciyi bir tık daha hafif tutmakta fayda görüyorum ben. 

Gece boyunca ise vücut kendini iyileştirme evresindedir. Bu sebeple yatmadan uyguladığımız nemlendiricinin de daha çok tedaviye yönelik olması bu evreye biraz olsun katkı sağlar. 

Bugün sizlerle paylaşacağım tarifi şimdiye kadar iki defa yaptım ve çok memnun kaldım. Cilt lekerimde bariz solmalar, gözeneklerimde 'az da olsa' sıkılaşma, cildimde elastikiyet ve mükemmel bir nemlendirme gözlemledim. 
Sadece gece yatmadan hassas/karma cildime nohut büyüklüğünde uyguladım. Hassasiyetime bile iyi geldiğini söylemek isterim. Ekstra bir yağlanma, sivilcelenme yapmadı. Bu yüzden gece güzelce temizlenip nemlendiriciye hazırlanmış herhangi bir cilde zararı olacağını düşünmüyorum. Hatta kuru ciltlerin çok seveceğine eminim. Tarifin içerisindeki herhangi bir maddeye alerjiniz varsa tariften onu çıkartıp da uygulama yapabilirsiniz. Zaten tüm malzemeler birbirini destekleyici nitelikte. 

Malzemeler:

-1 tüp Hametan (Krem)   6-7tl




-1 tüp Bepanthol (Krem)   6-7tl




-1 ampul E vitamini       5'li paketi 4,5tl




-Bir kaç damla lavanta yağı    Şişesi 6-7tl




Ben ekstradan Kielhs'tan aldığım Midnight Recovery Serum un testerını da ekliyorum. Bu ürünün de cildi gençleştirici, iyileştirici özelliği var. Yine lavanta içerikli. Ulaşamazsanız eksiliği problem olmayacaktır. 




Tüm malzemeleri boş bir krem kutusunda karıştırıyorum ve gece kremim hazır. Bu krem yaklaşık 3-4 ay kadar idare ediyor beni. 

Bepanthol, E vitamini ve lavanta yağı cilde nem sağlarken Hametan cilt kusurlarını iyileştiriyor.

'Benim zaten çok memnun kaldığım bir gece kremim var' derseniz sadece sivilce lekelerinize de Hametan uygulayabilirsiniz. Uzun vadede lekeler üzerinde etkisi inanılmaz.

Bu tarifi cilt çatlaklarınız için de uygulayabilirsiniz. Tarife 1 tüp Madecassol eklerseniz 1-2 ay sabah akşam düzenli kullanımda çatlaklarınızın da renginin açıldığını göreceksiniz.

Önemli: Bepanthol ve Hametan'ın merhem değil krem olmasına çok dikkat edin. Yoksa yüzünüzde sivilcelenme yaşarsınız.Tarifi devamlı değil de dönem dönem uygulamanızı tavsiye ederim,bir süre sonra cilt alışıyor ve etkisi azalıyor. 1 ay bu tarifi, diğer ay kendi nemlendiricinizi uygulayabilirsiniz, veya süreyi 2 aya da çıkartabilirsiniz.

Umarım sizin için faydalı bir paylaşım olmuştur. Beni İnstagram, Snapchat ve Twitter üzerinden de 'allaboutnur' olarak takip edebilir, daha aktif paylaşımlarımı gün içerisinde görebilir ve her türlü sorunuzu sorabilirsiniz. 

Kendinize çok iyi bakın!




















13 Temmuz 2015 Pazartesi

Bakım Rutinlerim: Saç Bakımı

Herkese tekrar merhaba!

 Bugün 'Bakım Rutinlerim' serisinin ikinci yazısı 'Saç Bakım Rutinim' le karşınızdayım. Saçlarımla ilgili başımdan geçenlerden daha önceki yazılarımda bahsetmiştim.

Hal böyle olunca saçlarıma her bulduğum ürünü kullanmıyorum, ince eleyip sık dokuyorum bir ürünü kullanmadan önce. Saçıma yaramayan ürünlerden hiçbirini kullanmıyorum, mutlaka başka bir
ürün arayışına geçiyorum çünkü saçlarımı uzatmak istiyorum ve işe yaramayan her ürünü zaman kaybı olarak görüyorum. Bu nedenle bugün size bahsedeceğim tüm ürünler gerçekten memnun kaldığım,yıpranmış ve kopmaya meyilli ince telli saçlarıma çok iyi gelen ürünler. En zor saçın kopmaya meyilli ince telli ve yıpranmış olduğunu düşünürsek inanıyorum ki bu yazımda kendiniz için en azından bir kaç ürün bulacaksınız.

O zaman saçlarım için ne kullanıyorum başlık başlık önem sırasına göre inceleyelim.

Saç Maskesi

Saçlarım boyadan dolayı yanıp koptuğundan beri saç maskesinin önemini anlamış bulunuyorum.
Saç maskesi saç kremlerine göre daha yoğun nem içerdiği için benim için saç kreminden daha çok önem arz ediyor. Normalde saç maskesi haftada ortalama 1defa kullanılır fakat ben maske ve kremi tam tersi sıklıkla kullanıyorum; yani haftada 3 kere saçlarımı yıkıyorsam 2 kere maske, 1 kere saç kremi uyguluyorum. Bu şekilde uygulama yaptığımdan  beri saçlarım çok daha nemli ve elastikiyet kazanmış oluyor.

Ne kullanıyorum?



Tony&Guy ın saç maskesini yaklaşık 8-9 ay kullanıp çok memnun kalmıştım. Gerçekten güzel ve iddialı bir marka, tavsiye ederim. Fiyatı 40tl civarıydı, indirime giriyor.

Şu aralar yine iddialı bir marka olan John Frieda nın Full Repair saç maskesini kullanıyorum. Fiyatı 30 küsür tl olması lazım, ben indirimle 20 tl civarına almıştım.

Tony&Guy kadar güzel fakat ne daha iyi ne daha kötü. İkisinden biri tercih edilebilir. İkisi de güzel nem veriyor, yumuşatıyor ve taramayı kolaylaştırıyor.

Nasıl kullanıyorum?

Saç maskesini şampuandan sonra kulak hizamın aşağısına doğru, yoğun olarak uçlara, elimde kalanları da kulak hizamın üstüne yedirerek sürüp tokayla saçıma sabitliyorum. Minimum 5-6 dakika bekletmeye çalışıyorum ve sonrasında duruluyorum.


Şampuan 

Bir diğer önemli konu ise kullandığımız şampuan. Kullandığımız şampuanın içeriği büyük önem taşıyor sağlıklı saçlar için. Yaklaşık 2 ay kadar öncesinde kullandığım şampuanın içeriği benim için önemli değildi; sonrasında araştırmalarım sonucunda sülfürsüz şampuan kullanmanın saça ne kadar iyi geldiğini okudum ve temiz içerikli bir şampuan arayışına girdim. Şansıma indirim de kapıdaydı ve hakkında hep olumlu yorumlar okuduğum Organix markasına ait şampuanı satın aldım.

Ne kullanıyorum?



Bu şampuan hayatımı değiştirdi diyebilirim. Ben Organix in Biotin Kolajen serisini kullanıyorum. Seri saçları dolgunlaştırmayı ve uzatmayı hızlandırmayı vaadediyor. İçerisinde vitamin b7 ve protein vs içeriyor. Bahsettiğim gibi sülfatsız.

Ürünü ilk kullandığımdan beri saçımda inanılmaz bir değişim gözlemledim. Eskisine göre çok daha parlak, elektriklenmeyen, yumuşak saçlarım oldu (tabi yan ürünler de kullanıyorum fakat şampuanın etkisi çok büyük). Öyle ki normalde kremsiz spreysiz saç tarayamayan ben sadece şampuan kullanıp yumuşak saçlara kavuşabilmiştim. Hala da acelem varsa sadece şampuan kullanırsam tarama kurutmada sıkıntı yaşamıyorum.

Nasıl kullanıyorum?

Her ne kadar ürün temiz içerikli olsa da yine kimyasal, bu sebeple eskiden 2 kere şampuanladığım saçlarımı artık 1 kere şampuanlıyorum ve şampuanı az miktarda kullanıyorum. Organix şampuanları sülfat içermediği için diğer şampuanlara göre daha köpürüyor. İlk hafta bu duruma alışmam zaman aldı, sanki temizlenmiyormuş gibi hissettim fakat 1 haftanın sonunda aslında ne kadar güzel temizlendiğini gördüm. Ayrıca artık 'günümü kurtarsın yeter' mantığıyla saçlarımı şampuanlıyorum ve uzatma anlamında çok faydasını gördüm. Çünkü saçımızdaki fazla sebum ne kadar bizi rahatsız etse de bir miktarına sağlıklı uzayan saçlar için ihtiyacımız olduğu bir gerçek. Ben de bu mantıkla saçlarımın gıcır gıcır olmasına artık ihtiyaç duymadan, günümü kurtarma mantığıyla şampuanlıyorum. Hem böyle dediğime de bakmayın, eski rutinimden de hiçbir fark görmedim gayet güzel temizleniyor.

Bu arada şampuan vaadettiklerini yerine getiriyor mu merak ediyorsunuz biliyorum. Ürünü ilk kullandığımda bu soruya hayır cevabını verirdim fakat şuan kesinlikle evet diyorum. Çünkü ürünün üzerinde yanlış anlaşılmaya meyilli çeviri olduğunu düşünüyorum. Ürün aslında saçları doglunlaştırmayı vaadediyor evet, fakat bu dolgunluk sanki kabarık, elektirklenmeyen, çok görünenmiş gibi algılanıyor. Aslında ürün bunları değil, saç tellerini kalınlaştırmayı, güçlendirmeyi vaadediyor ve bunu kesinlikle yerine getiriyor. Saçlarım eskisine göre hissedilir şekilde kalınlaştı ve güçlendi. Ayrıca uzatmaya kesinlikle destekleyici olduğunu düşünüyorum. Ürünü indirimden 24 tl ye almıştım, normal fiyatı 40tl civarı diye biliyorum. İndirimde yakalarsanız mutlaka üstüne atlayın.

Saç Kremi



Saç kremi olarak yine kullandığım şampuanın serisinin saç kremini kullanıyorum. Hakkında ekstra söyleyebileceğim bir şey yok aslında. Hemen hemen her saç kremi gibi yumuşacık yapıyor. Zaten haftada 1 kere şampuana destek olarak kullanıyorum. Fiyatı yine şampuanla aynı.

Saç Bakım Yağı



Bunun hakkında geçmiş yazımda detaylıca konuşmuştum. Müsadenizle sizi oraya yönlendireyim.

Sıvı Saç Kremleri

Ne kullanıyorum?



Sprey formda sıvı saç kremlerini oldum olası çok sevmişimdir, saçlarıma ekstra yumuşaklık ve koparmadan tarama imkanı sunuyorlar. Şimdiye kadar kullanıp en çok memnun kaldığım ise Gliss'in sıvı saç kremleri. Alternatif olarak Urban Care in argan yağlı saç kremini de önerebilirim fakat benim favorim hala Gliss. Fiyatları ortalam 10-15tl civarı. Sık sık indirime giriyorlar.

Nasıl kullanıyorum?

Banyodan sonra havluyla saçımın nemini alıp sıvı saç spreyimi uyguluyorum ve saçımı tekrar havluya sarıyorum. 5 dakika kadar bekledikten sonra tarayıp kurutuyorum. Bu şekilde uyguladığım saç spreyi gerçekten yumuşaklık ve tarama anlamında çok fark yaratıyor.

Serumlar

Ne kullanıyorum?



Serumların saç sağlığıyla her ne kadar alakası olmasa da gün içerisinde saçları hafiflettiği, dış etkenlerden koruduğu bir gerçek. Ben şimdiye kadar Tony&Guy ve Elseve mucizevi yağ kullandım. Tony&Guy 40tl, Elseve indirimle 9tl civarı. Tony&Guy gramaj olarak daha az ve daha yoğun. İkisinin verdiği etki arasında ise hiçbir fark yok hatta Elseve in yapısını ve uygulanabilirliğini çok daha güzel ve kolay buluyorum.

Nasıl kullanıyorum?

Saçlarımı kuruttuktan sonra elektriklenmemi hafifletmesi ve parlatması için 1 pompa kadar ürünü avuç içimde ısıtıp tüm saçıma eşit miktarda uyguluyorum. Verdikleri yumuşaklık ve parlaklık gerçekten çok güzel. Daha önce kullanmadıysanız mutlaka bir tane edinin.

Isıya Karşı Koruyucu Sprey 



Genelde maşa ve düzleştirici kullanmam, kullandığım zamanlar ise sırf içi rahatlatmak için ısıya karşı koruyucu sprey  kullanıyorum. Ne kadar işe yarıyor derseniz bu konuda kendimden emin yorum yapamıyorum çünkü üründen bahsedecek kadar düzenli kullanmadım. Yine de aklınızda bulunması için Argan Oil markasına ait spreyi kullanıyorum. İndirimden 6 tl civarına almıştım.

Tarak ve Kullanımı



Tüm bu ürünlerin yanında dikkatinizi çekmek istediğim bir diğer önemli şey ise kullandığınız tarak ve tarama şekliniz. Ben Gratis'ten aldığım bu tarağı kullandım kullanalı saçlarım daha kolay açılıyor ve daha az kopuyor. Saçlarımı uçlardan başlayarak yukarı doğru tarıyorum. Fiyatı 12 tl civarı. Unutmayalım, en çok saçı onları her gün tararken kaybediyoruz, bu yüzden doğru tarağı doğru şekilde nazikçe kullanmak çok önemli.

Umarım sıkılmadan okumuşsunuzdur. Benim saç bakım rutinim son haliyle uzun bir zamandır böyle. Beni İnstagram üzerinden 'allaboutnur' olarak aratabilir, günlük paylaşımlarımı takip edebilirsiniz. Snapchat ve Twitter kullanıcı adım ise yine 'allaboutnur'.

Kendinize ve saçlarınıza çok iyi bakın. Unutmayın ki bir kadının en önemli aksesuarı saçlarıdır.

Öptüm!












11 Haziran 2015 Perşembe

Dax Supergro Saç Güçlendirici Bakım Yağı

Herkese merhaba!

Bugün aldığım günden beri bir an önce kullanıp sizlere yorumlamak istediğim bir ürünü nihayet yazma fırsatı buluyorum.

Saçlarımdan kısaca bahsetmem gerekirse kendimi bildim bileli yavaş uzayan, çabuk kırılan, ince telli ve elektriklenen saçlara sahibim. Kendimi bazen saç konusunda lanetli gibi hissediyorum; ne kadar negatif özellik varsa bende, adeta kombo. Hal böyle olunca saçlarıma mutlaka temizleme dışında bakım yapma ihtiyacı hissediyorum.

Bu ihtiyaçtan da öte bir önceki yazımda detaylıca bahsettiğim gibi saçlarımı geçen yıl boyamadığım renk kalmamıştı ve bu saçlarımı çok çok yıprattı ve ben saçlarımı neredeyse yarı yarıya kestirmek zorunda kaldım. Uzun sayılabilecek bir saça alışkın biri olarak zaten yavaş uzayan saçlarımı kestirdikten sonra uzamasını hızlandırmak ve saçlarımı eski sağlığına kavuşturmak adına A&G Kozmetik'in Türkiye distribütörlüğünü yaptığı Dax Supergro'yu denemek istedim ve tam olarak 13 haftadır ürünü kullanıyorum.




Üründen kısaca bahsedeyim.

Ürün oda sıcaklığında katı formda ve yağ bazlı bir ürün. İçerisinde saça iyi geldiği herkes tarafından bilinen hindistancevizi yağı, çay özü, papatya özü, badem yağı, aleo vera, fıstık yağı, jojoba yağı, avokado yağı, susam yağı, buğday ve ayçiçeği özü gibi bir çok yağ ve mineral barındırıyor.





Ürün saçı hızlı uzatmayı, dökülmeyi azaltmayı, saç derisini beslemeyi, yumuşaklık, canlılık, nem kaybını önleme, direnci arttırma ve kırılmayı önlemeye yardımcı olmayı vaadediyor.






Sizler için ürünün vaadettiği tüm özellikleri başlık başlık incelemek istedim.

Saç derisini beslemek, direnci arttırmak ve dökülmeye yardımcı olmak

İçerdiği yağlar sayesinde uygulama boyunca saç derisi tarafından emilip saç köklerini çok güzel besliyor; bunun bir sonucu olarak da saçlarda gözle görülür bir direnç oluşturuyor. 2.haftadan itibaren eskiden tel tel kopan saçlarım çok daha az kopar ve dökülür oldu çünkü saçlarımı eski haline göre gün ve gün güçlendirdi.

Canlılık, parlaklık, yumuşaklık ve nem kaybını önleme

Ürün saçlara ciddi anlamla nem veriyor; öyle ki uzun süre saçınızda bekletip yıkadığınızda sanki deniz kenarında kalmış gibi oluyorsunuz. Bunun bir sonucu olarak da nemli saç gerçekten de parıl parıl parlayıp canlı bir görünüme sahip oluyor ve nem sayesinde yumuşacık saçlara sahip oluyorsunuz. 

Direnci arttırma, dökülmeyi azaltma ve kırılmayı önleme

Ürünün saça verdiği nem sayesinde saçlar elastikiyet kazanıyor ve daha dirençli oluyor; kırılmaya meyil azalıyor. Normalde saçları 15 günde kırılan biri olarak bu ürünün de sayesinde 13 haftadır saçlarımı kestirme ihtiyacı hissetmiyorum; elbet uçları yeni kesilmiş gibi fakat kuruluk dışında ciddi bir çatallanma sorunum olmadı. Dökülme hakkında çok yorum yapmam doğru olmaz çünkü ciddi derecede dökülme problemi yaşayan biri değilim, gözlemleyebildiğim bir fark yaratmadı.

Ve en çok merak edilen başlığa geçiyoruz;

Saç uzama hızını arttırma

Saçları yavaş uzayan biri olarak size şunu söyleyebilirim ki bu ürün saçlarımı normalden iki kat daha hızlı uzattı!! Herkesin uzama hızı farklı olduğu için cm vermek ne kadar doğru olur bilemiyorum fakat normal ayda 1-1.5 cm uzayan saçlarım 13 haftada yani 3 ay gibi bir sürede 6-7 cm uzadı. Üstelik ürün saça aynı zamanda mükemmel bir bakım uyguladığı için uzattığım saçı kestirmek zorunda kalmadım, uzattığım yanıma kâr kaldı. Yani ayda şu kadar cm uzatıyor demektense iki kat hızlı uzatıyor sonucuna çok rahat varabiliriz. 

Ben ürünü çok çok seviyorum ve mutlaka yedeğini bulunduruyorum. Zaten ürün 199gr, her seferinde en fazla 1 tatlı kaşığı kullandığımı düşünürsek (2 çay kaşığı diplere, 1-2 çay kaşığı uçlara) minimum 4-5 ay kullanılıyor. 

Gelelim ben ürünü nasıl kullandım, ne sıklıkla kullandım, nereden ne kadara aldım, ürün hakkında ekstra neler söyleyebilirim.

Ürünü Watsons'dan 34tl'ye satın aldım fakat ara ara fiyatı 29tl'ye düşüyor. Aynı zamanda Pino kozmetik mağazalarında da mevcut olduğunu biliyorum. Ben ürünü satın alırken üzerinde orjinal olduğunu kanıtlayan bir bandrol vardı, fakat şuan görüyorum ki satılan Dax Supergro'larda bu bandrol yok. Belki de ambalajı değişmiştir veya bandrol politkasından firma vazgeçmiştir. Bu konuyla ilgili yorum yapamıyorum çünkü uzun zamandır gördüğüm tüm Supergro'larda bandrol yok. Belki de takılınmaması gereken bir konu, sıkıntı olacağını sanmıyorum. 

Ürünün üzerinde kullanım sıklığı için haftada minimum 2 kez yazıyor fakat ben 13 hafta boyunca bazen her banyo öncesinde kullandım. Bazense yoğunluktan 2-3 hafta uygulayamadım. Fakat en sağlıklısı tabiki düzenli kullanım ve haftada en az 2 kere olacaktır. Her banyo öncesi de uygulamanızda bir sakınca yok.

Dax Supergro'yu her seferinde en fazla 2 çay kaşığı kadar öncelikle saç diplerime, sonrasında saç uçlarıma doğru uyguluyorum. Tabi bu oran sizin saç miktarınıza ve uzunluğunuza göre değişkenlik gösterebilir. İçerisinde hindistancevizi yağı bulunduğu için ürün oda sıcaklığında katı formda fakat elinize alır almaz vücut ısısıyla eriyor ve akışkan hale geliyor.Parmak uçlarımla ısıtıp erittiğim ürünü yine parmak uçlarımla saç diplerime masaj yaparak yediriyorum. Ürünü banyodan 1 saat önce de 3 saat önce de uyguladığım oldu. Genel olarak minimum 1 saat bekletiyorum; daha fazla vaktim varsa 3 saate kadar yıkamıyorum.







Daha önce okuduğum kullanıcı yorumlarda genel olarak tek bir durumdan bahsedilmiş: ürün saçtan arınmıyor. Ürün her yağ bazlı ürün gibi normalde saçtan zor arınıyor. Fakat bunun için kolay bir çözüm var: saçlarınızı yıkarken önce suya değil suyla azıcık çözdürülmüş şampuana değdirin. Yağı direkt olarak suya değdirmeniz saçınızdan çıkmasını zorlaştıracaktır. Bu sayede ben içerisinde sülfat olmayan yani köpürmeyen şampuanımla bile tek seferde ürünü saçımdan arındırabiliyorum.
 
Ürünle ilgili daha fazla bilgi edinmek isterseniz www.daxmixup.com veya www.dax.com.tr yi ziyaret edebilirsiniz. 

İşte 13 haftalık kullanımım sonrasında Dax Supergro hakkındaki kullanıcı yorumlarım, umuyorum ki bu yazımda da merak ettiklerinizin, aklınızdaki soruların cevabını alabilmişsinizdir. Beni instagram, snapchat ve periscope üzerinden de allaboutnur olarak takip edebilir, daha aktif paylaşımlarımı, canlı yayınlarımı ve gün içerisinde yaşadıklarımı görebilirsiniz. 

Hepinizi kocaman öpüyorum, kendinize iyi bakın!